Üç Günlük Yürüyüş: Gün 3, Bölüm 2

Dereyi takip eden patikada

7 Kasım 2011                                                      Güneş dağlarin arkasında gözden kaybolurken bir zirveden vadideki Tuxedo köyünün binalarını uzakta nihayet gördük. Hala iki dağ daha uzaktı ama yüreklerimiz umutla doldu. O zirveden, amacımızın göz önünde olmasıyla, dağ başından dağ başına zıplayabilen devler gibi hissediyorduk. Keşke üç sıçrayışla o kasabaya inebilseydik! Bunun yerine sırf insanlar gibi yürüyerek dağdan inip diğer dağa yükseldik. Biz bu dağdan indikten sonra patika bir dereyi takip etmeye başladı. Bu derede su oldukça yüksekti ve bir parçada patikayı kapatıyordu. Burada solumuzda güzel ve çok akan çağlayan vardı. Altın yapraklar sularla havuza düşüyorlardı ve akıntıyla akış aşağıya gitmeye devam ediyorlardı.

Medeniyete yaklaşma

Geçmek için başka bir yol bulmamız gerekti. Patikadan biraz sapıp geçiş noktasını bulduk. Taşlarin üstüne basarak derenin karşısına ıslanmadan geçtik. Başka taraftan patikaya geri döndük. Dereyi tâkip etmemizden dolayı en son dağın başına yükselmektense dağının eteğinin etrafından yürüdük.

Hava kararmadan önce dağlardan ayrılıp köye vardık. Lokantayı aramadan önce biz tren tarifesine bakmak için tren istasyonuna uğradık. Orada yazdaki kasırgadan dolayı trenlerin olmadıklarını anladık. Fırtına rayları tamamen yıkmış ve bölgede oturan adama göre bazen yerde biri çarpık rayların altında yürüyebilirmiş.  Neyse ki düzenli otobüs servisi vardı. Otobüs tarifesine bakar bakmaz ufak bir lokantayı aramaya çıktık.

Ana caddede gelip geçen kimseye bu köydeki hangi lokantaların olduklarını sordum. Köylü kasabanın üç dört lokantasını etraflıca anlattı. Bundan biri bir ‘diner’dir. Oraya derhal ilerledik. Dinerler az para için büyük porsiyonları olmasıyla tanınır. Diner yani ufak ve

Yaptık!

basit ama rahat bir lokanta Amerika’nin en önemli kurumlarından biridir (Bovling salonları ve mini golf sahaları da dahil). En iyi dinerler Hudson’la Mississippi’nin arasında bulunur. Tuxedo’nun dineri de oldukça iyi. Dışı paslanmaz çelikten yapılmadı ama içinde yemek sicak ve  lezzetliydi ve yaşlı kadın garson bize yavrum diye hitap etti.

Lokantadan tok olarak çıkıp otobüs durağına doğru gittik. Biz varır varmaz bir otobüs hemen kalktı. Ertesi otobüs yarım saat daha gelmeyecekmiş. Fakat biz beklerken bir MTA elemanı bizi görüp yaklaştı. O bize en yakın faal tren istasyonuna bir gitmeyi isteyip istemediğimizi sordu. Kabul ettik ve cipine bindik.

Reklamlar
Bu yazı Dışında içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s